Çocukla Etkili İletişimin Önemi Bireyin gelişiminde ve eğitiminde önemli bir yeri olan aile, iletişim bakımdan da çok önemlidir. Çocukların iyi bir gelişme gösterebilmeleri anne-baba ile çocuklar arasında etkili bir iletişimin kurulmasına bağlıdır. Çocukların iyi bir gelişme gösterebilmeleri için anne-baba ve çocuklar arasında etkili bir iletişim kurulması gerekmektedir. Peki ama etkili bir iletişim neden gerekli? Etkili bir iletişim, aile üyelerinin karşılıklı olarak bir birlerini düşüncelerini ve duygularını anlamalarını sağlar. İşbirliği, yardımlaşma ve paylaşma davranışlarına yol acar. Çocukların gelişmesi için uygun bir ortam oluşmasına neden olur. İyi bir iletişimin gerçekleştiği aile ortamında çocuklar daha bağımsız bir kişilik geliştirirler. Düşünme, düşünce ve duygularını açıklama özgürlüğü ve alışkanlığı kazanırlar. Aileler ile yapılan çalışmalarda da iyi iletişimin bulunduğu ailelerde, aile ilişkilerinden sağlanan doyumun daha fazla olduğu ortaya çıkmıştır. İyi bir iletişim ailede kişilerin birbirlerine daha iyi tanımalarına, kişilerin kendilerine ve diğer kişilere saygı duymalarını sağlamaktadır. Karşısındaki ile empati kurma, onu anlama veya onu anlayamama gibi aile işlevlerinin sağlıklı veya sağlıksız olmasında çok önemli yeri olan davranışların temelinde, iletişim vardır. Çocuğumla sağlıklı iletişim kurabilmek için neler yapmalıyım? Çocuğunuzu etkili dinleyin: iletişimde söylenen sözler kadar söyleyiş tarzı ve beden dili de önemlidir. Çocuk konuşurken başka bir şeyle ilgilenmeden, onun boy seviyesine inip göz teması kurarak dinlemek, ona değer verdiğimizi hissettirir. Çocuğun güven ve sevgi duygusunu tazeler. Çocuğunuz konuşurken son cümlelerini tekrarlayarak, ona konu ile ilgili sorular sorarak onu dinlediğinizi hissettirebilirsiniz. Çocuklar dinlenmediklerini fark ettiklerinde saldırgan, alıngan olabilir, çeşitli davranış bozukları sergileyebilirler. Bunun nedeni anlatmak istediklerini sözel yolla yapamayıp beden dillerini kullanmalarıdır. Mesajlarını ebeveynlerine yorulmadan, istenmedik davranışlara başvurmadan aktarabilen çocuklar kendilerine değer verildiğini, önemli olduklarını düşünürler ve bu onların mutlu, benlik saygısı yüksek bireyler olmalarını sağlar. Çocuğun duygularını ifade etmesine yardım edin: çocuğun hissettiği kötü duyguları uzaklaştırmaya çalışmak yerine onun hissettiklerini sözcüklere dökün. Bebeği kaybolmuş bir çocuğa; “üzülme ben sana yenisini alıcam” yerine, “bebeğin kaybolduğu için çok üzgünsün, onu özlüyorsun, onunla olmayı isterdin” gibi çocuğun duygularını yansıtan cümleler kurmak onu anladığınız mesajı verir. Çocuk hissettiklerini sözle olarak duyduğu zaman sakinleşir ve rahatlar. Çocuğa durumlarla ilgili sürekli mantıklı açıklama yapmak yerine onu anlamaya çalışın: çocuklar basit dille anlatılmış mantıklı açıklamalarınızı anlarlar ve çoğunlukla onlardan istediğiniz davranışları sergilerler. Ancak hepimizin zaafları olduğu gibi çocuklarında bir takım zaafları vardır. Örneğin küçük yaşlarda isteklerine gem vurmayı bilmezler ve bunu öğrenirken acı çekerler. İstekleri gerçekleşene kadar ısrar edeler. Bu ısrar aşırı hale gelir ve ebeveynin çileden çıkarak kriz yaşamasına neden olur. Tutturma krizlerini onu anladığınızı göstererek atlatabilirsiniz. Çocuklara istendik davranışları kazandırmaya çalışmak için emir vermek, ahlak dersi vermek, tehdit etmek, öğüt vermek gibi davranışlardan kaçının: Hepimiz gibi çocuklarda suçlandığı, sorgulandığı zaman yapıcı olmaz ve olumlu düşünmezler. Bunun yerine çocuk dinlenerek, evet, hmm gibi cümlelerle onaylanarak kendi düşüncelerini keşfetmeye yönlendirilmelidir. Sağlıklı iletişim için bunları kullanmaktan kaçının; Yemeğini yemezsen parka gidemezsin (tehdit etme) Dişlerini fırçala dişlerin çürümesin (öğüt verme) Arkadaşlarınla oynarken oyuncaklarını kırmaman gerekirdi. Oyuncakların senin sorumluluğunda (ahlak dersi, vaaz verme) Odanı topla (emir verme) Beni çok yoruyorsun (suçlama) Hep huysuzsun (eleştiri) sen mesajı yerine ben mesajları verin: çocuklar anne babalarının gerçek duygularını anlayabildikleri zaman onlara yardımcı olmaya çalışırlar. Ne hissettiğinizi kırıcı olmadan açıklamak kriz yaşamasını engeller. Sen mesajı başına “sen” konularak kurulan cümlelerdir. Genelde suçlayıcı, yargılayıcı özellik taşırlar. İletişimi engeller ve karşı taraf savunma ihtiyacı duyduğu için karşılıklı kızgınlık yaratır. Bunun yerine iletişimde “ben” dili kullanılmalıdır. sen mesajına örnekler; Çok konuşuyorsun. Sürekli peşinden gezmemi istiyorsun. Ben mesajına örnekler; Başım ağrıyor ve ses çıkması ağrımı arttırıyor. Oyuncaklarının etrafta dağınık durması hoşuma gitmiyor. İşim çok olduğunda seninle oynamaya daha az vakit ayırabiliyorum.